Bursa Mezar Taşları

0
305
Muradiye Mezar Taşları Sergi Alanı

Selim Can Yelseli-Uludağ Üniversitesi Sanat Tarihi Topluluğu Başkan Yardımcısı

Ölüm kavramı, insanlık tarihinde her daim önemini muhafaza eden bir kavram olarak medeniyetleri etkilemiş, sanata, düşünceye yahut sosyal hayata yansımasıyla, fanilik çerçevesinde gelişen bir problem olarak her zaman günlük yaşamımızın içinde varlığını sürdürmüştür. Osmanlı’da ise mezar taşları genel itibariyle bir kimlik niteliğinde olmuş ve üzerilerinde bulunan kitabeler bize bir zamanlar yaşamış olanların mesleklerinden, annelerinin babalarının isimlerine ve unvanlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede bilgiler vermiştir. Tarihsel süreçte mezar taşlarında çeşitlilik kazanan başlıklar ve taş işçiliğinin birbirinden estetik betimlemeleriyle üzerilerine işlenen özel işaretler yine defnedilmiş şahsın kimliği hakkında detaylara ulaşmamıza yardımcı olmakla birlikte toplumsal statüye dair ipuçları da sunmaktadırlar.

Bursa özelinde değineceğimiz Osmanlı mezar taşları ise, Osmanlı’nın erken dönemleriyle birlikte,  klasik ve geç dönemlerini de kapsayan bir çeşitlilikle, özellikle Hisar mahallesi civarında neredeyse her köşe başında karşımıza çıkmaktadır. Ansızın bir camiinin haziresinde veya yeşil sarmaşıklarla donanmış ara bir mahallenin en kuytu köşesinde, tarihten müstesna bir anı gibi bizi karşılayan mezar taşları, günümüz dünyasının curcunasında unuttuklarımızla birlikte, insanlığın dünya üzerindeki serüveninin de bir parçası olarak bizleri selamlamakta ve tarihin bağrından yükselen sesini gayet mütevazi bir şekilde ruhlarımıza armağan etmektedir.

Mezar taşları 2 - Bursa Mezar Taşları
15-16. yy. Mezar Taşı

Bursa özelinde, genellikle 15-16. yy. mezar taşları devrinin sanatsal üslubunu yansıtmakta ve genel itibariyle sivri kemerli kompozisyonlarıyla ayrıca o dönemin mimari üslubuyla da benzerlik göstermektedir. Yine 15-16. yy. mezar taşlarında görülen üstüvâni üslup ve mezar taşlarına işlenmiş çeşitliliği ile zenginlik arz eden bitkisel süslemeler adeta insanın doğa ile ilişkisini de hatırlatan niteliktedir. Sivri kemerli ve 15- 16. yy’a ait mezar taşlarına diğer şehirlerde rastlasak dahi en nefis örnekleri Bursa’da bulunmaktadır. Bu dönemde mezar taşları kitabeleri genellikle Arapça ve Farsça’dır.

mezar taşları 3 - Bursa Mezar Taşları
18. yy. Muradiyeli Muhammed Ağa’nın Kızı Fatma Vehbiyye Hanıma ait Mezar Taşı

17-18. yy mezar taşlarında ise süsleme unsuruyla birlikte mezar taşlarının kitabelerinde gelişen yazı sanatı, genel itibariyle “Osmanlıca” olarak bilinen “Eski Türkçe” olarak karşımıza çıkmaktadır. Birbirinden farklı “hat” türleri kullanılan bu mezar taşlarında sivri kemer ile birlikte başlıklarda yer almaya başlamıştır. Mezar taşı başlığı, yukarıda da belirttiğimiz gibi defnedilmiş şahsın toplumsal statüsüne ve mesleğine dair bilgiler içermektedir.

mezar taşları 4 - Bursa Mezar Taşları
19. yy. Esnaf Muhammed Ali Efendi’nin Eşi Asiye Hanım’ın Mezar Taşı

19. yy. mezar taşları ise gelişen Barok süslemenin mezar taşlarına yansıdığı bir dönemin eseridir. Bitkisel ve natüralist motiflerle birlikte hat sanatının zenginliği bu dönemin mezar taşlarına hareket katmış, sülüs yahut tâlik hat çeşitleri uygulanan tekniklerle zirveye ulaşmıştır. Yine bu dönemde mezar taşlarında bulunan kitabeler manzum şiirler ile süslenmiş ve özellikle şairler ebced hesabıyla, tarih düşürmeye başlamışlardır. 15-16, 17-18. yy’da daha çok plastik sanatların bir unsuru olarak görülen mezar taşları 19. yy’da üzerlerinde bulunan manzum şiirlerle fonetik sanatların da bir unsuru haline gelmiştir.

Bugün en zengin örneklerini Bursa Muradiye Mezar Taşları Sergi Alanında bulabileceğimiz mezar taşları, tarihten bize uzanan bir köprü olmakla beraber, insanlığın ve tarihimizin ölüm kavramına bakışına dair birer abide olarak korunmalı ve bizden sonraki nesillere aktarılmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen Yorumunuzu girin
İsminizi buraya girin